Sizlerinde yapabilmesi için, sevdiğimiz güzellikleri paylaşırkan göz hakkını unutmamak gerekir.Göz hakkını helal ediniz lütfen
Bu nimetleri bize veren Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun.
Sevdiklerinizle beraber sağlıklı hayırlı huzurlu mutlu bir hafta diliyorum, tüm sayfa dostlarıma ziyaretçilerime.
Ekşili reyhanlı girit kabağı dolması tarifi.
Yaz sebzelerine kavuştuk elhamdülillah,patlıcan,taze fasulyeden sonra kabağın her yemeğini çok severim,helede bol ekşili olursa.
Sizlerde öylemisiniz? bilmem ama,ben girit kabağına ekşi tadı çok yakıştırıyorum,sakız kabağını geleneksel lezzetiyle pişirsemde girit kabağına mutlaka ekşili lezet katacak bir şeyler eklerim,limon suyu olur,goruk ekşisi olur,sumak ekşisi olur,hangisi elimin altında varsa mutlaka eklerim.
Pişincede yanına bir kase ev yoğurdundan cacık başkada bir şey aramam,tam yaz yemeği doyurucu besleyici,cacık tarifine buradan ulaşabilirsiniz.
Ekşi mayayla ilgili besleme konusunda sayfama yorum yazan okuyucum Yeliz Hanımdan sonra,bu konu hakında detaylı yazı yazmam gerekliliği doğdu,bir tarifte mayanın bir hafta beslenmeden durabildiğini okumuş,mayasını haftada bir beslemiş mayam öldü çöpa atım diye yorum yazdı.
Aslında ölmemesi lazım bende ekmek pişirmiyorsam bazen bir haftayı buluyor beslemem,çıkarıp üst üste besleyince bir sorun çıkmıyor,mayamı hazırlayalı 4 yıl oldu hala bereket kızım bana mis kokulu ekmekleri veriyor.
Besleme konusu benim şahsi deneyimim ve paylaşımımdır,herkez kendi deneyimiyle tecrübesiyle farklı paylaşımlar yapılabilir,oluyormu derseniz? tabiki oluryor,her şekilde maya doğru beslendiği sürece aktifleşir güçlenir.
Önemli olan mayanın ısısını o da sıcaklığında kalma süresini doğru bir şekilde ayarlamak,besledikten iki sonra mayayı dolapta muhafaza etmek.
Eğer her gün ekmek yapıyorsanız,besledikten sonra,mayalıyacağınız kadarı alıp,geri kalan ana mayayı ertesi gününe kadar mutfakta güneş almayan soğuk bir köşede bekletebilirsiniz,bu durum her gün ekmek yapıyorsanız geçerlidir,üç günde bir veya haftada bir ekmek mayalıyorsanız,en doğrusu buz dolabının soğutucu bölümünde bekletmeniz.
Eskiden ninelerimiz buz dolabı olmadığı zamanlarda,ekmeği mayaladıktan sonra,hamurdan bir topak ayırır,mayayı un çuvalının içinde saklardı,böylelikle maya aktifliğini yitirmez her daim ekmek yapmaya hazır olurdu.Bizler günümüzde şanslıyız buz dolplarımız var,istediğimiz zaman çıkarıp mayayı aktifleştiriyoruz.
Ekşi mayamızı hazırladık,mayamız sorunsuz bir şekilde oldu.
Bu aşamadan sonra peki mayamızı nesıl besleriz?
Nasıl besleriz? iki türlü besleyebiliriz,birincisi katı bir şekilde ekmek hamuru gibi mayayı besleriz,bu yöntem mayanın her gün beslemesini gerektirmiyor.
Ekmek yapmıyacaksanız mayayı 2 yemek kaşığı organik beyaz un,1 yemek kaşığı içme suyuyla kabında yoğuruyorum,kapağını kapatıp,iki saat oda sıcaklığında tutuyorum,tekrar buz dolabının soğutucu bölümüne kaldırıyorum.
Bir hafta beslemesemde dolapta durabiliyor,iki saat oda sıcaklığında duran mayamdan,ekmek yapacaksam dolu dolu kabarık şekilde yemek kaşığıyla yaklaşık 30 gr kadar oluyor,bir kaşık alıp hamuru yoğuruyorum,mayamı tekrar suyla unla besliyorum,en az yarım saat maksimum 2 saat oda sıcaklığında tutup, buz dolabının soğutucu bölümüne tekrar kaldırıyorum.
1 Yemek kaşığı dolu dolu yaklaşık 30 gr maya kadar,1 kilo unu kabartmaya yetiyor, gayet güzel kabarıyor,daha fazla ekmek yapacaksam bir kaşık daha alıyorum,3,4 ekmek için 2 yemek kaşığı dolu dolu yaklaşık 60 gr maya yetiyor.
Genelde tariflerde ekmek başına aktifleşmiş maya olarak 125,150 gr kadar kullanılır,buda doğrudur ama deneyimlerimden yola çıkarak daha az mayaylada ekmek oluyor.
Benim için ekmeğin çok delikli olması önemli değil,tok ve besleyici olması önemli,tamamını organik beyaz un kullanırsanız,kocaman delikli ekmek elde edersiniz,tamamını çavdar veya diğer unları tercih ederseniz tok sağlıklı gözenekleri karınca yuvası gibi ekmek elde edersiniz,benim tercihim yarı yarıya beyaz ve diğer farklı unları kullanmak oluyor.
Ekşi mayamı ne kadar aralıkla beslemeliyim?Her gün ekmek yoğuruyorsanız,önce 2 yemek kaşığı içme suyu ilave edin mayayı karıştırın,sonra 2 yemek kaşığı organik beyaz un ilave edin mayayı iyice karıştırarak besleyin
Her gün ekmek yapmıyorsanız 3,4 günde bir dolaptan çıkarıp besleyin,iki saat oda sıcaklığında tuttuktan sonra buz dolabının soğutucu bölümüne tekrar kaldırın.
Bir hafta 8,10 gün unuttunuz beslemediniz,sorun değil,üzeri karardıysa üzerinin karalığını alınız atınız,gün içinde iki saatte bir 2 yemek kaşığı beyaz ornanik un,2 yemek kaşığı klorsuz içme suyuyla 3,4 kere besleyin,beslerken unun birazını tam buğday,çavdar vesaire kulanabilirsiniz,suyun bir kısmını yoğurt,kefir suyu olarakta katabilirsiniz(farklı faydalı probiyotik bakterilerle mayanızı güçlendirmiş olursunuz)
Üç dürt gün besledikten sonra artık tekrar dolaba geri koyun,ertesi günü tekrar bir kere daha besleyin mayanız ekmek yoğurmak için hazır.
İkinci klasik besleme yöntemi su oranı daha fazla, un oranı daha az cıvık bir hamur kıvamında ana maya kabında besleniyor,oda sıcaklığında en az iki saat maya aktifleşene kadar bekletiliyor.
Mayanızı bu şekilde saklıyorsanız, iki günde maksimum üç günde bir dolaptan çıkarıp un suyla beslemelisiniz,iki günde beslemiyorsanız mayanızın faydalı bakterileri zamanla ölür,ekmeği kabartmaz.
Aktifleşen mayadan 50 gr kadar başka bir kavanoza ayrılıyor,önce 100 gr içme suyu ilave edilir hamur iyice karıştırılır,sonra 50 beyaz organik unla beslenip karıştırılıyor,ağzı sıkıca kapatılıp tekrar iki katı olana kadar en az iki saat maksimum 4 saat kadar oda sıcaklığında serin bir köşede bekletiliyorum,resimde gördüğünüz gibi 1 yemek kaşığı maya 3 katına ulaştı.
Maya iki katı olunca ekmek yoğurmak için hazır oluyor,bu yöntem garantidir hamur sorun çıkarmadan mutlaka kabarır,bende zaman zaman çok ekmek yoğuracaksam uygularım,sadece bir ekmek hamuru hazırlayacaksam,iki defa mayala uğraşmak istemediğimden tercih etmiyorum,pratik kolaylık olması açısından ilk yazdığım yöntemle kabında mayamı besliyorum,beslediğim mayadan alıp hamurumu yoğuruyorum.
Mayanızın güçlü olup olmadığını test edebilirsiniz,bir kaseye içme suyu koyun,mayanızdan tahta kaşıkla nazikçe bir kaşık alın,kasenin içine atın,maya batmıyor suyun üstünde duruyorsa mayanız aktifleşmiş, kabartma gücü artmış demektir,eğer suyun dibine batıyorsa henüz akrifleşmediğini gösterir.
Mayayı beslerken önemli püf noktası daha mayamı mutlaka organik beyaz unla besliyorum,nedenine gelince organip beyaz un katkısız olduğu için mayanın yapısını bozmuyor.
Piyasada satılan işlenmiş unu,dayanıklığını artırması için,içine konulan katkı maddesi,mayayı ilk zaman güzel kabartsada zamanla içindeki faydalı bakterilerin kabarma gücünü öldürüyor,kabarmasını sağlayan mikoorganizmalar ölüyor,yorum yazan okuyucununda mutlaka yazımda belirttiğim etkenlerden birisinden kaynaklanmıştır mayasının ölmesi,yada demir kaşık kullanmıştır,bir ihtimalde klorlu suyla beslemiş olabilir.,bir ihtimalde kullandığı undan kaynaklanmıştır.
Elinizin altında organik ununuz kalmadı,ekmek yapacaksınız piyasadaki unla beslemek zorunda kaldınız,en kısa zamanda organik beyaz un alıp mayanızı,ikişer saat arayla gün içinde un suyla tekrar en az 3,4 kere,daha fazlada olur besleyin mayanız tekrar güçlenecektir,tekrar buz dolabına kaldırın.
Bu benim gözlemlediğim sonucunda vardığım deneyimdir,mayamı bir kaç kere işlenmiş unla beslemek zorunda kaldım,zamanla ekmeklerim kabarmamaya taş gibi olmaya başladı,bir kaç tane ekmek ziyan ettim, bu arada tekrar organik unla sık sık aralıklarla beslemeye başlayınca gördümki mayam mutlu oldu,kabarmalara devam etti.
Unutmayın mayanız ne kadar beslenip mutlu olduysa,mis kokulu kabaran ekmeklerle sizde mutlu olursunuz.
Diğer önemli nokta mayayı beslerken arada bir organik farklı un kullanın,bu siyez unu,tam buğday,çavdar olabilir,besleyiciliği ve farklı unun mikro organizmaları artacak,mayayı dahada güçlendirecektir.
Bu işlemi her zaman değil ara ara uygulamalısınız,her seferinde 1 yemek kaşığı farklı un kullanın.
Bir önemli püf nokta daha mayayı klorsuz içme suyuyla beslemelisiniz,klorlu su mayanızın gücünü öldürür,tahta kaşık kullanmalısınız,beslerken metal kap olmasın,cam kavanoz seramik porselen kapları tercih edin.
Bazı yazılarda kurutarak saklayınız diye öneriler var,kesinlikle kurutmayınız,ekşi maya canlı bakterilerle yaşadığı için kesinlikle besleyerek organizmaları canlı tutmak gerek,kurutunca bakteriler ölüyor,tatile gitmeden, kuruttuğum mayamı ,ev dönünce tekrar canladırdım kesinlikle kabarmadı,mayam ziyan oldu.
Tatile veya uzun yolculuklarınızda,,her gün beslediğiniz un miktarının iki katı unla sert bir şekilde besleyip,buz dolabınızın en soğuk soğutucu rafında 15 süreyle beslemeden bekleyebilir.
Yada besledikten sonra mayayı,bir külo kadar unu içine gömün,yine buzdolabının soğutucu bölümüne kadırın,uzun bir süre beslemeden,buzdolabında olmak kaydıyla unun içinde durabilir.
Eğer iki üç ay boyunca gittiğiniz yerden dönmeyecekseniz,ya mayanızı yanınıza alın gittiğiniz yerde düzenli besleyin,yada besleyip buzluğa atın,dönünce yukarda tarifteki gibi beyleyip canlandırın.
Ekşi maya ekmeği biraz uğraştırsada, her ekmek ayrı bir tecrübe kazandırıyor kişiye,keza mayayı diri tutmakta besleyerek mutlu etmek zor değil ama ayrı çaba gerektiriyor,beslenmiş mutlu mayayla eğlenceli bir süreçle ekmeği hazırlıyorsunuz.
Detaylarıyla yazdığım için yazı o kadar uzun oldu,hazırlarken bu kadar uzun değil,merak etmeyin gözünüz korkmasın.Şimdiden ellerinize sağlık kolay gelsin.
Sizlerinde yapabilmesi için, sevdiğimiz güzellikleri paylaşırkan göz hakkını unutmamak gerekir.Göz hakkını helal ediniz lütfen
Bu nimetleri bize veren Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun.
Sevdiklerinizle beraber sağlıklı hayırlı huzurlu mutlu, lezzetli kurabiye tadında bir hafta diliyorum, tüm sayfa dostlarıma ziyaretçilerime.
Uzun zamandır grip soğuk alğınlıgına denk gelen çocukların doğum günlerini bir türlü kutlama fırsatı bulamadı kızım.
En sonunda, korono da olsa, dördünün birden doğum gününü kutlamak üzere çocuklara söz vermiş.
Corona günlerinde olduğumuz için izoleyiz kimseyi çağırmadım, sen de gel anne, aramızda kutlayalım, dışarıya da çıkamıyorlar, çocuklara eğlence olsun, dedi.
İki aydır bir araya gelemiyorduk, sadece ramazanda bir kere iftarda buluştuk, tamam dedim kabul ettim, maskemizi takarız oturuz çocuklar eğlensin yeter ki ve hazırlıklarımızı tamamladık, haydi bakalım başlasın eğlence.
Corona günlerinden kalan hatıra olsun, ülkemizi ve tüm dünyayı Rabbim bu illetten kurtarsın, bir daha böyle günler yaşatmasın inşAllah. Amin.
Ellerine emeğine sağlık İsmail’im Mügen’im hepsi harika olmuş, afiyet şifa olsun kuzulara.
Menümüzde olanlar.
Çikolatalı çikolata sosluhindistan cevizli katlı pasta(kızım hazırladı,link verdiğim pastanın hindistan cevizli olanı)
Kızım bir gün önceden karton kutuyu kalp şeklinde keserek yapıştırmış pinyata hazırlamış, içine çikolata, kraker, badem şekeri doldurmuş. Kapıya astı herkes var gücüyle birer kere vurarak patlattılar. Pinyatayı patlatmak çok eğlenceli, içindekileri de yakalamaya çalışmak ayrı bir eğlence.
Günün ilerleyen saatlerinde, keçeden etkinlik yapıldı. Kızım çocukların seçtiği keçelere kalıpla şekiller ve kuş çizdi. Çocuklar da önce kestiler, iğne iplikle dikip içlerini elyafla doldurdular. Etkinlik yapmak isteyen annelere fikir olsun diye buraya aktardım..
Pasta link verdiğim pastanın hindistan cevizli olanı, kek hamurunu iki kek malzemesi olarak hazırladı, büyük fırın tepsisinde pişirdi, çocuklar üç katlı olsun istedikleri için, kızım üç farklı boyda kesti. Kağıtla 24 santim, 18 santim, 12 santim kalıp keserek, kekleri üç parçaya böldü. Her parçayı da ikiye bölünce altı katman oldu.Ellerine sağlık kuzum.
Müzik eşliğinde sandalye kapmaca oynadılar, pinyatanın içinden çıkan maket oyuncakları yaptılar.
Oyun oyun, evin içinde ne kadar oynanırsa eğlenmeye doyamadılar.
Çocuk olmak ne güzel bir şey.
Ve son olarak repliklerini internetten buldukları Hacivat Karagöz oyununu, kızım eşiyle birlikte oynayıp çocuklara sundular ve eğlence sona erdi.
İnşAllah yine yeniden coronasız günlerde doğum günü kutlamak dileğiyle.
Mustafa Habibim Zeynep Ecem Ayşe Bilgem Saliha Gökçem nice sağlıklı huzurlu anne, babanızla sevdiklerinizle beraber yaşlarınız olsun kuzularım, bu yazı da burada hatıra kalsın, belki bir gün ilerde ben olmayabilirim, sizler okursunuz yad edersiniz annanenizi. Rabbim Ümmeti Muhammedin çocuklarını kötülüklerden şerden korusun bizimkileri de inşAllah. Amin. Ecmain.
İlk denediğimde gülaç yapraklarını üstüne döşemiştim,kek sütü çekince gülaç yaprakları kuru oldu ağızda hoş bir tat bırakmadı,güllaçın kuru tadını sevmemiştik.
İkinci hazırladığımda gülaç yapraklarını alt kata döşedim,üzerine kek tabanı koydum,sonra sütü ilave etim,servis edeceğim zaman,dikkatlice servis tabağına altüs ettim,sızan süt katmanınıda ayrıca üzerine gezdirdim.
Ve mutlu son inanılmaz lezzetli oldu,mutlaka deneyin derim.
İlk yaptığım gülaç revan kekin üzerine döşemiştim,kek sütü çekince gülaçlar kuru oldu,keki nefisti ama gülac’ın kuruluğu pek hoşumuza gitmedi,bu resimde ilk yaptığım güllacın resmi.Arasına kat kat muhallebi döşeme fikri oglumun(damadım)fikriydi,anne kat kat muhallebi döşersen kuru olmaz demişti,bende öyle yaptım,ama yinede garnti olması açısından alt katına döşeyip,kekten akan sütlerle gülacı nemili kalmasını sağlasın istedim,servis edeceğim zaman tabağa alt üst ettim.Teşekkür ederim oğlum fikir verdiğn için.
Keke Malzemesi:
3 yumurta
1 su bardağı toz şeker(200 ml bardak ölçüsü)
1 su bardağı un
bir çimdik tuz
1 çay kaşığı tarçın
Güllaç Arası Krema Malzemesi:
3 su bardağı süt(200 ml bardak ölçüsü)
3 yemek kaşığı irmik
1 yemek kaşığı mısır nişastası
2 çay kaşığı gül suyu
4 yaprak güllaç
süslemek için toz fıstık,gül yaprakları,çilek
Üzerine Sütlü Sos Malzemesi:
2,5 su bardağı süt
2 kutu krema
1 su bardağı toz şeker
Tarif:
Önce gülaç arası krema malzemelerini tencereye alın karıştırın,ocakta koyu kıvama gelene kadar pişirin,soğumaya bırakın.
Sos malzemelerini tencereye alın,ocağın altını yakın,şeker eriyene kadar karıştırın,kaynatmayın bu önemli nokta sadece şeker eriyene kadar ocakta tutun,ocağı kapatın kenara koyun.
Kekini hazırlayalım,yumurtayı krema kıvamına gelene kadar çırpın,şekeri ilave edin şeker eriyip beyazlayana kadar mikserle çırpın.
Kuru malzemeleri kaseye eleyin,malzemeye ilave edin,spatulayla malzemeye karışana kadar dairesel şekilde karıştırın.
28 Santim çapında yuvarlak tepsiye yağlı kağıt serin,hafif tereyağıyla yağlayın,kek malzemesini dökün düzleştirin,tezgaha hafif üç kere vurun,malzeme eşit şekilde yayılsın.
Fırının ayarını 200 C getirin,5 dakika ısıtın,keki fırının üsten üçüncü rafında pişirmeye bırakın.
Fırının ayarını 190 C düşürün,25 dakika pişirin,kekin bir kaç yerinden delin sütü iyice çekmesi için.
Yuvarlak cam büyük borcam tepsiye streç filim serin,gülaç yapraklarının kenarlarındaki kalın kısmı kesin atın sert oluyor kenarları süt çekmiyor,kalan güllacı kek tepsisi ebatında yaprakları yuvarlak kesin,kalan parçaları atmayın aralarına döşicez.
Tepsiye tek sıra halinde gülaç yapraklarını döşeyin,üstüne 2 kepçe pişen muhallebiden dökün,bir kepçe sütlü sostan dökün,kırık yapraklarıda aralarına döşeyin,yapraklar bitene kadar,bir gülaç,bir kremalı sos,bir sütlü sos bir yaprak işlemi tamamlayın.
En az bir gece,maksimum 3,4 saat bekletin,kenarı hafif yüksek servis tabağına dikkatlice alt üst edin.
Streç filimi alın üzerinden,gül yapraklarıyla toz fıstıkla servis edin.
Tatlıyı kalabalık misafir geldiği zaman yaparsanız,alt üst ettiğinizde, tek serviste biter,uzun süre beklemez çünkü sosu kek çeker yine güllaç kuru kalır.