Sizlerinde yapabilmesi için, sevdiğimiz güzellikleri paylaşırkan göz hakkını unutmamak gerekir.Göz hakkını helal ediniz lütfen.
Bu nimetleri bize veren Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun.
Sevdiklerinizle beraber sağlıklı hayırlı huzurlu mutlu bir gün diliyorum, tüm sayfa dostlarıma ziyaretçilerime.
Evde vanilyalı pudre şekeri nasıl yapılır?
Evde pudra şekeri yapmak çok basit,elinizin altında eğer kahve öğutme makinanız varsa yapmanız gereken sadece toz şekeri makinada öğütmek.
Yılardır pudra şekerimi, vanilyalı toz şekerimi evde kendim hazırlarım,uzun zaman önce saffama yazıp yayınlamıştım.
Pudra şekerini yapılışını yazmadığımı fark ettim,muhtemelen çoğu kişinin bildiği çok basit yöntem ama yinede mutfağa yeni adapte olanlar için sayfama kaydettim.
Vanilyalı çubuğun içindeki vanilya özünü bıçağın ucuyla sıyırdıktan sonra çubukları atmıyorum,kalan kabukları toz şekerin içinde ve yaptığım pudra şekerinin içine koyup,bir taşla iki kuş vurmuş oluyorum.
Alacağınız vanilya çubuğunun bayat olmamasına dikkat edin,bayat olduğunu nasıl anlarsınız çubuğu kokladığınız zaman keskin aramatik vanilya kokusunu duymalısınız,parfüm kokusu gibi bundan endişe etmeyin malzemeye kattığınızda ağır kokudan eser kalmıyor sadece vanilya kokusu hissediliyor,çubuğu kokladığınızda kokusunu ve aromasını fazla hisetmiyorsanız bayattır almayın.
Kahve öğütme makinanıza toz şekeri 2,3 seferde ekleyin,makinanın düğmesine basın, pudra şekeriniz steril edilmiş kavanoza boşaltın,makinanız yoksa blendırda bu işlemi yapın,blendırda un gibi olmuyor hafif taneli oluyor.
Vanilya çubuğunun içindeki özü bıçağın ucuyla sıyırarak çıkartın alın,özü keklerde,tatlılarda kulanabilirsiniz.
Kavonozun içine kırdığınız vanilya çubuğunu gömün,bir kaç gün sonra pudra şekeri mis gibi vanilya kokacaktır,pudra şekeriniz kullanmaya hazır.
Bir sene boyunca kavanozda bozulmadan durabilir,şeker eksildikçe tekrar toz şekeri makinada çekin,kavanozun üzerini doldurun,böylece her daim elinizin altında pudra şekeriniz hazır olmuş olur.
Sizlerinde yapabilmesi için, sevdiğimiz güzellikleri paylaşırkan göz hakkını unutmamak gerekir.Göz hakkını helal ediniz lütfen.
Bu nimetleri bize veren Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun.
Sevdiklerinizle beraber sağlıklı hayırlı huzurlu mutlu bir gün diliyorum, tüm sayfa dostlarıma ziyaretçilerime.
Evde nane nasıl kurutulur?
Her evde olduğu gibi bizim mutfaktada kış hazırlakları tüm hızıyla devam ediyor,kışlık nanemi,kereviz,dereotu,fesleğenimi kurutmayı en sona bıraktım.
Bahçem olmasada marketten aldığım taze naneyi,fesleğeni,dere otu,kereviz yapraklarını,reyhanımı bu zamanlarda alırım kışlık için her sene kendim kuruturum.
Yazmaya fırsat bulamamışım,hazır kurutma işlemi yaparken resimledim blog sayfamda tarifini yazdım.
Malzemeler:
4 bağ nane
4 bağ fesleğen(veya reyhan)
kereviz yaprakları
4 bağ dere otu
4 bağ maydanoz
İlk İşlem Yıkama
Aslında çok basit işlemi var,sebzeleri ilk başta yıkayıp karbonatlı suda on dakika beletin,çok fazla uzun süre bekletmeyin otlar pörsür.
Saplarını yapraklarından ayıklayın.
Önce süzgece alın,ardından kurutmatiğe alın,suyunu iyice süzdürün.
İkinci İşlem Kurutma:
Temiz mutfak havlusunun üzerine kağıt havlu serin,üzerine fesleğen,naneyi,diğer otları serin,4,5 gün gölge bir kenarda kurumaya bırakın.
Dört beş gün içinde kururken ben gece olunca üzerini örtüyorum.
Gündüz olunca gözümün önünde olduğu için açık olarak kurumaya bırakıyorum.
4,5 Gün içinde iyice kurudugundan emin olunca, ufalayıp steril edilmiş kavanozlara koyun.
Ekşi mayayla ilgili besleme konusunda sayfama yorum yazan okuyucum Yeliz Hanımdan sonra,bu konu hakında detaylı yazı yazmam gerekliliği doğdu,bir tarifte mayanın bir hafta beslenmeden durabildiğini okumuş,mayasını haftada bir beslemiş mayam öldü çöpa atım diye yorum yazdı.
Aslında ölmemesi lazım bende ekmek pişirmiyorsam bazen bir haftayı buluyor beslemem,çıkarıp üst üste besleyince bir sorun çıkmıyor,mayamı hazırlayalı 4 yıl oldu hala bereket kızım bana mis kokulu ekmekleri veriyor.
Besleme konusu benim şahsi deneyimim ve paylaşımımdır,herkez kendi deneyimiyle tecrübesiyle farklı paylaşımlar yapılabilir,oluyormu derseniz? tabiki oluryor,her şekilde maya doğru beslendiği sürece aktifleşir güçlenir.
Önemli olan mayanın ısısını o da sıcaklığında kalma süresini doğru bir şekilde ayarlamak,besledikten iki sonra mayayı dolapta muhafaza etmek.
Eğer her gün ekmek yapıyorsanız,besledikten sonra,mayalıyacağınız kadarı alıp,geri kalan ana mayayı ertesi gününe kadar mutfakta güneş almayan soğuk bir köşede bekletebilirsiniz,bu durum her gün ekmek yapıyorsanız geçerlidir,üç günde bir veya haftada bir ekmek mayalıyorsanız,en doğrusu buz dolabının soğutucu bölümünde bekletmeniz.
Eskiden ninelerimiz buz dolabı olmadığı zamanlarda,ekmeği mayaladıktan sonra,hamurdan bir topak ayırır,mayayı un çuvalının içinde saklardı,böylelikle maya aktifliğini yitirmez her daim ekmek yapmaya hazır olurdu.Bizler günümüzde şanslıyız buz dolplarımız var,istediğimiz zaman çıkarıp mayayı aktifleştiriyoruz.
Ekşi mayamızı hazırladık,mayamız sorunsuz bir şekilde oldu.
Bu aşamadan sonra peki mayamızı nesıl besleriz?
Nasıl besleriz? iki türlü besleyebiliriz,birincisi katı bir şekilde ekmek hamuru gibi mayayı besleriz,bu yöntem mayanın her gün beslemesini gerektirmiyor.
Ekmek yapmıyacaksanız mayayı 2 yemek kaşığı organik beyaz un,1 yemek kaşığı içme suyuyla kabında yoğuruyorum,kapağını kapatıp,iki saat oda sıcaklığında tutuyorum,tekrar buz dolabının soğutucu bölümüne kaldırıyorum.
Bir hafta beslemesemde dolapta durabiliyor,iki saat oda sıcaklığında duran mayamdan,ekmek yapacaksam dolu dolu kabarık şekilde yemek kaşığıyla yaklaşık 30 gr kadar oluyor,bir kaşık alıp hamuru yoğuruyorum,mayamı tekrar suyla unla besliyorum,en az yarım saat maksimum 2 saat oda sıcaklığında tutup, buz dolabının soğutucu bölümüne tekrar kaldırıyorum.
1 Yemek kaşığı dolu dolu yaklaşık 30 gr maya kadar,1 kilo unu kabartmaya yetiyor, gayet güzel kabarıyor,daha fazla ekmek yapacaksam bir kaşık daha alıyorum,3,4 ekmek için 2 yemek kaşığı dolu dolu yaklaşık 60 gr maya yetiyor.
Genelde tariflerde ekmek başına aktifleşmiş maya olarak 125,150 gr kadar kullanılır,buda doğrudur ama deneyimlerimden yola çıkarak daha az mayaylada ekmek oluyor.
Benim için ekmeğin çok delikli olması önemli değil,tok ve besleyici olması önemli,tamamını organik beyaz un kullanırsanız,kocaman delikli ekmek elde edersiniz,tamamını çavdar veya diğer unları tercih ederseniz tok sağlıklı gözenekleri karınca yuvası gibi ekmek elde edersiniz,benim tercihim yarı yarıya beyaz ve diğer farklı unları kullanmak oluyor.
Ekşi mayamı ne kadar aralıkla beslemeliyim?Her gün ekmek yoğuruyorsanız,önce 2 yemek kaşığı içme suyu ilave edin mayayı karıştırın,sonra 2 yemek kaşığı organik beyaz un ilave edin mayayı iyice karıştırarak besleyin
Her gün ekmek yapmıyorsanız 3,4 günde bir dolaptan çıkarıp besleyin,iki saat oda sıcaklığında tuttuktan sonra buz dolabının soğutucu bölümüne tekrar kaldırın.
Bir hafta 8,10 gün unuttunuz beslemediniz,sorun değil,üzeri karardıysa üzerinin karalığını alınız atınız,gün içinde iki saatte bir 2 yemek kaşığı beyaz ornanik un,2 yemek kaşığı klorsuz içme suyuyla 3,4 kere besleyin,beslerken unun birazını tam buğday,çavdar vesaire kulanabilirsiniz,suyun bir kısmını yoğurt,kefir suyu olarakta katabilirsiniz(farklı faydalı probiyotik bakterilerle mayanızı güçlendirmiş olursunuz)
Üç dürt gün besledikten sonra artık tekrar dolaba geri koyun,ertesi günü tekrar bir kere daha besleyin mayanız ekmek yoğurmak için hazır.
İkinci klasik besleme yöntemi su oranı daha fazla, un oranı daha az cıvık bir hamur kıvamında ana maya kabında besleniyor,oda sıcaklığında en az iki saat maya aktifleşene kadar bekletiliyor.
Mayanızı bu şekilde saklıyorsanız, iki günde maksimum üç günde bir dolaptan çıkarıp un suyla beslemelisiniz,iki günde beslemiyorsanız mayanızın faydalı bakterileri zamanla ölür,ekmeği kabartmaz.
Aktifleşen mayadan 50 gr kadar başka bir kavanoza ayrılıyor,önce 100 gr içme suyu ilave edilir hamur iyice karıştırılır,sonra 50 beyaz organik unla beslenip karıştırılıyor,ağzı sıkıca kapatılıp tekrar iki katı olana kadar en az iki saat maksimum 4 saat kadar oda sıcaklığında serin bir köşede bekletiliyorum,resimde gördüğünüz gibi 1 yemek kaşığı maya 3 katına ulaştı.
Maya iki katı olunca ekmek yoğurmak için hazır oluyor,bu yöntem garantidir hamur sorun çıkarmadan mutlaka kabarır,bende zaman zaman çok ekmek yoğuracaksam uygularım,sadece bir ekmek hamuru hazırlayacaksam,iki defa mayala uğraşmak istemediğimden tercih etmiyorum,pratik kolaylık olması açısından ilk yazdığım yöntemle kabında mayamı besliyorum,beslediğim mayadan alıp hamurumu yoğuruyorum.
Mayanızın güçlü olup olmadığını test edebilirsiniz,bir kaseye içme suyu koyun,mayanızdan tahta kaşıkla nazikçe bir kaşık alın,kasenin içine atın,maya batmıyor suyun üstünde duruyorsa mayanız aktifleşmiş, kabartma gücü artmış demektir,eğer suyun dibine batıyorsa henüz akrifleşmediğini gösterir.
Mayayı beslerken önemli püf noktası daha mayamı mutlaka organik beyaz unla besliyorum,nedenine gelince organip beyaz un katkısız olduğu için mayanın yapısını bozmuyor.
Piyasada satılan işlenmiş unu,dayanıklığını artırması için,içine konulan katkı maddesi,mayayı ilk zaman güzel kabartsada zamanla içindeki faydalı bakterilerin kabarma gücünü öldürüyor,kabarmasını sağlayan mikoorganizmalar ölüyor,yorum yazan okuyucununda mutlaka yazımda belirttiğim etkenlerden birisinden kaynaklanmıştır mayasının ölmesi,yada demir kaşık kullanmıştır,bir ihtimalde klorlu suyla beslemiş olabilir.,bir ihtimalde kullandığı undan kaynaklanmıştır.
Elinizin altında organik ununuz kalmadı,ekmek yapacaksınız piyasadaki unla beslemek zorunda kaldınız,en kısa zamanda organik beyaz un alıp mayanızı,ikişer saat arayla gün içinde un suyla tekrar en az 3,4 kere,daha fazlada olur besleyin mayanız tekrar güçlenecektir,tekrar buz dolabına kaldırın.
Bu benim gözlemlediğim sonucunda vardığım deneyimdir,mayamı bir kaç kere işlenmiş unla beslemek zorunda kaldım,zamanla ekmeklerim kabarmamaya taş gibi olmaya başladı,bir kaç tane ekmek ziyan ettim, bu arada tekrar organik unla sık sık aralıklarla beslemeye başlayınca gördümki mayam mutlu oldu,kabarmalara devam etti.
Unutmayın mayanız ne kadar beslenip mutlu olduysa,mis kokulu kabaran ekmeklerle sizde mutlu olursunuz.
Diğer önemli nokta mayayı beslerken arada bir organik farklı un kullanın,bu siyez unu,tam buğday,çavdar olabilir,besleyiciliği ve farklı unun mikro organizmaları artacak,mayayı dahada güçlendirecektir.
Bu işlemi her zaman değil ara ara uygulamalısınız,her seferinde 1 yemek kaşığı farklı un kullanın.
Bir önemli püf nokta daha mayayı klorsuz içme suyuyla beslemelisiniz,klorlu su mayanızın gücünü öldürür,tahta kaşık kullanmalısınız,beslerken metal kap olmasın,cam kavanoz seramik porselen kapları tercih edin.
Bazı yazılarda kurutarak saklayınız diye öneriler var,kesinlikle kurutmayınız,ekşi maya canlı bakterilerle yaşadığı için kesinlikle besleyerek organizmaları canlı tutmak gerek,kurutunca bakteriler ölüyor,tatile gitmeden, kuruttuğum mayamı ,ev dönünce tekrar canladırdım kesinlikle kabarmadı,mayam ziyan oldu.
Tatile veya uzun yolculuklarınızda,,her gün beslediğiniz un miktarının iki katı unla sert bir şekilde besleyip,buz dolabınızın en soğuk soğutucu rafında 15 süreyle beslemeden bekleyebilir.
Yada besledikten sonra mayayı,bir külo kadar unu içine gömün,yine buzdolabının soğutucu bölümüne kadırın,uzun bir süre beslemeden,buzdolabında olmak kaydıyla unun içinde durabilir.
Eğer iki üç ay boyunca gittiğiniz yerden dönmeyecekseniz,ya mayanızı yanınıza alın gittiğiniz yerde düzenli besleyin,yada besleyip buzluğa atın,dönünce yukarda tarifteki gibi beyleyip canlandırın.
Ekşi maya ekmeği biraz uğraştırsada, her ekmek ayrı bir tecrübe kazandırıyor kişiye,keza mayayı diri tutmakta besleyerek mutlu etmek zor değil ama ayrı çaba gerektiriyor,beslenmiş mutlu mayayla eğlenceli bir süreçle ekmeği hazırlıyorsunuz.
Detaylarıyla yazdığım için yazı o kadar uzun oldu,hazırlarken bu kadar uzun değil,merak etmeyin gözünüz korkmasın.Şimdiden ellerinize sağlık kolay gelsin.
Sizlerinde yapabilmesi için, sevdiğimiz güzellikleri paylaşırkan göz hakkını unutmamak gerekir.Göz hakkını helal ediniz lütfen.
Bu nimetleri bize veren Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun.
Sevdiklerinizle beraber sağlıklı,hayırlı,huzurlu, bereketli bir gün geçirmeniz dileğiyle.
Maş fasulyesi nasıl filizlendirilir.
Filizlendirirken dikkat etmemiz gereken püf noktaları nelerdir.
Daha önceleri mercimek,nohut, kuru fasulye çimlendirme denemelerim olmuştu,kimisinin sonucu neticelendi,kimisinin başarısız oldu.
Denemeyi bırakmıştımki TV Derya Baykal’ın proğramına Gökçe Ayça Hanım konuk oluncaya kadar.
Çimlendirme hakında o kadar detaylı bilgiler verdiki tekrar heveslendim, çimlendirmek için program biter bitmez maş fasulyeden başladım ilk etapta tekrar çimlendirmeye.
Çokta güzel sonuç aldım, teşekkür ederim Gökçe Ayça Hanıma verdiği değerli bilgiler için.
Çimlendirmek başlı başına geniş uzun uzun anlatılması gereken bir konu,bilgiler öğrendikçe denedikçe pekişir.
Karbonitrat, yağları daha kolay hazmedilir,kolay sindirilir.
Düzenli tüketildiğinde sindirim bağışıklık simtemlerine faydalıdır.
Filizlerin tüketilmesi yoğun lif içerdiği için uzun süre tokluk sağlar.
Filizlendirmek için hangi tohumlar kullanmalıyız?
Baklagiler,tahıllar,kinoa,ay çekirdeği,kabak çekirdeği,yulaf,arpa,susam, gibi tohumlar.
Çimlendirmek için ilk etapta yapmamız gereken,işlem görmemiş organik ilaçsız tohum bulmak(mercimek,nohut,kuru fasulye,maş fasulye hepsi aynı yöntemle çimleniyor,sadece çimlenme süreleri farklılık gösteriyor)
Çimlenme sonucunda,maş fasulyesi bir santime ulaştımı başardınız demektir,nohut,fasulye filizi 2 santim kadar çimlendimi sonuç aldınız demektir.
Çimlendirme:
400 gr Maş fasulyesini suyun altında bolca yıkadım(on dakika kadar)
Suyunu tel süzgeçte süzdürdüm,burası önemli birinci püf noktası çok iyi süzülmeli.
Tencereye aldım klorsuz içme suyuyla üzerini geçecek kadar doldurdum.
8 Saat suda beklettim,tekrar yıkayıp iyice suyunu süzdürdüm,tel süzgece aldım,tel süzgeci çukur kaba oturttum.
Üzerine temiz mutfak beziyle örttüm,havadar evin kuytu köşesinde 2 gün beklettim,bekleme süresinde arada iki kere elimle içme suyu serptim üzerine.
Üçüncü günü 1 santim kadar çimlenmişti,kaseye boşalttım,üzerini örtüp buz dolabına kaldırdım.
Buz dolabında bir hafta bozulmadan duruyor.
Çimlenirken mutfakta olmaması gerekir,evin ışık alan havadar,direk güneşe maruz kalmayan köşesi olması lazım,ben salonun masasında beklettim.
En kolay çimlenen maş fasulyesi süresi üç gün,nohut,kuru fasulye daha uzun sürede çimleniyor.
Çimlenmiş maş fasulyesinde A,C,E vitamini,demir,kalsiyum fosfat içerir.
Çimlenmiş maş fasulyenin ne pişerebiliriz derseniz.
Sizlerinde yapabilmesi için, sevdiğimiz güzellikleri paylaşırkan göz hakkını unutmamak gerekir.Göz hakkını helal ediniz lütfen
Bu nimetleri bize veren Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun.
Sevdiklerinizle beraber sağlıklı hayırlı huzurlu mutlu bir gün diliyorum, tüm sayfa dostlarıma ziyaretçilerime.
Sade yağ nasıl elde edilir?
Sade yağ neden gereklidir?
Eskiden annelerimizin,ninelerimizin saklama koşulları kısıtlı iken uyguladıkları eritme yöntemiyle yağın içindeki suyundan,süt,ayran parçacıklarından ayırma yöntemi aslında.
Yağın içindeki süt parçacıkları vucudumuzda damarları tıkıyan zararlı kısmı.
Dolayısıyla suyundan sütünden ayrılan yağ,daha uzun süre dayanıyor lezzeti iki katına çıkıyor.
Osmanlı mutfağında,günümüz mutfağındada tercih edilen yağın özelliği ısıya dayanıklı olması,uzun süre bozulmadan saklanabiliyor olması.
Halk ağzıyla sede yağ,saf yağ olarak ismi geçiyor.
Bir çok kimsenin bildiği uyguladığı gibi,suyundan,sütünden arındırılan yağın faydaları saymakla bitmez,sizler araştırın öğrenin faydalarını.
Biz geçelim tereyağından nasıl saf yağ elde ederiz.
Öncelikle derin tabanlı tencerenizi ocağa alın kızdırın,bakır,çelik olabilir,ben emaye kullandım.
Tereyağını içine atın,ocağın kahve pişirilen küçük gözüne alın,ocağı en kısık ayarına getirin,tahta kaşıkla birlikte karıştırarak eritin.
Sürekli karıştırın,burası önemli yağ yanmamalı,eriyince üzerinde süt parçacıkları köpükler (kef) oluşuyor,kevgirle oluşan köpükleri alın.
Karıştırmaya devam edin, yağın suyu uçana kadar kaynatın,ben 25 dakika kaynattım,kaynarken köpükleri(kef) pelte gibi katılaşacak sertleşince ağırlığından dibe çökecek,tortular çabuk yanacağı için yanmaması gerek sürekli karıştırmaya devam edin.
Ocağı kapatın temiz tülbentle süzün,yağı oda sıcaklığında soğumaya bırakın,soğuyunca kavonaza boşaltın.
İster dışarda tutun,isterseniz buz dolabının soğutucu bölümünde saklayın.
Saf yağınız hazır 3 ay oda sıcaklığında bozulmadan durabilir,uzun süre buzdolabının soğutucu bölümünde bozulmadan saklayabilirsiniz.
450 gram tereyağım vardı,350 ml gördüğünüz kavanoz kadar saf yağ elde ettim.
Yağı süzdükten sonra elde edeceğiniz görüntü sağ taraftaki parlak şeffaf olan yağ,sol taraftaki pelte gibi olan yağda,oda sıcaklığında donduktan sonraki aldığı görüntü.
Normal tereyağını kaşık kaşık yiyemessiniz,saflaştırılmış yağı kavonaza boşalttıktan sonra,tadına baktım o kadar lezzetliki kaşık kaşık yiyesim geldi.
Dibine çöken tortusunun tadına baktım,tuzlu kesilmiş peynirimsi süt tadında acımsı bir şey.
Saf yağ tereyağı gibi çabuk yanmaz,ısıya dayanıklıdır.
Bu kadarcık ister yemeklerde kullanın,isterseniz poğaça,kurabiye, keklerde kullanın.
Sizlerinde yapabilmesi için, sevdiğimiz güzellikleri paylaşırkan göz hakkını unutmamak gerekir.Göz hakkını helal ediniz lütfen
Bu nimetleri bize veren Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun.
Sevdiklerinizle beraber sağlıklı hayırlı huzurlu mutlu bir hafta diliyorum, tüm sayfa dostlarıma ziyaretçilerime.
Baklagileri kefir,peynir altı suyu,yoğurt suyu,turşu suyuyla ıslatma işlemi nasıl olmalıdır.
Bu aralar fermente konusunda bir çok yazı okudum.
Baklagilerin fermente etmenin(yani kısaca kefir,yoğurt,yoğurt suyu,peynir suyu,turşu suyu vb doğal yoldan hazırlanmış sularla ıslatmanın)faydalarını sizlerle paylaşmak istiyorum.
Amacım eskilerin yaptığı, bu yeni neslin yeni uygulamaya başladığı bilgi hakkında bilgilendirmek.
Annelerimizin,ninelerimizin yılar önce yaptığı yöntemlerin kıymeti şimdilerde anlaşıldı,eski yöntemler geri dönüyoruz.
Ülkeminze Anadoluda asırlardın geleneksel fermente olarak hazırlanan pek çok gıda var bunlardan en bildiklerimizi yazımda belirtim..
Kafamızdaki sorulara yanıt bulmak.
Fermente ne demektir?
Baklagilleri nasıl fermente etmeliyiz?
Fermente uygulamasının ne gibi faydaları var?
Acaba bu uygulamanın zararıda varmı?
Fermente ne demektir sorusuyla başlayabiliriz.
Ülkemizde yoğurt,kefir,peynir,sucuk,sosis,lakerde,turşu,sirke,ekmek,boza,tarhana,şalgam gibi pek çok gıda fermente yapılıyor.
Fermentasyon mayaların ve bakterilerin gıda maddesinin içindeki şekeri yiyerek hazmetmelerini sağlar.
Gıda yapısındaki değişikliklerin vucuda faydalı olanların ortaya çıkmasını denebilir.
İşlem sonucunda karbondioksit,alkol ve organik asitler ortaya çıkar.
Kabuktaki bulunan fitat sindirim sorunlarına yol açar.
Kabuktaki fitik asit,fitat demir,magnezyum,kalsiyum benzeri minareller içerir.
Bu minarallerin birliktedir,fermente işlemi minarellerin çözülmesini sağlar.
Bağırsaklarımız uzmanların dediğine göre ikinci beynimiz diyorlar uzmanlar,fermente vucudumuza faydalı olan minarallerin çoğalması,çözdürülme olayıda diyebiliriz.
Bu nedenle kuru baklagillerin fermente edilmiş sularla ıslatılması fitatın parçalanması bağarsaklarımız için çok faydalıdır.
Fermente işlemini nasıl yapmalıyız?Sorusuna gelince.
İşlem için yapılması gereken ilk adım oldukça basittir.
Önce 24 saat ön ıslatma yapıp,tekrar tatlı suyla ıslatmak.
Baklagileri bir kaç kaşık fermente suyunda 24 saat daha ıslatmak.
Yoğurt suyu olabilir,peynir altı suyu,kefir suyu vesaire olabilir.
Islatırken dikat etmeniz gereken püf noktası nelerdir?
Ortam ısısı,bekletme süresi,probiyotik yoğurt suyu,fermente turşu vesaire,suyundaki laktik asitlerin baklagilerin kabuğundaki fitatın parçalaması için yeteri kadar ısı ve süre olmassa parçalanmaz.
Sorun olmaya devam eder,ısıyı ve bekletme süresine dikkat etmek gerek.
Bir çok bakliyatta olduğu gibi,her ürünün ıslatma süreleri vardır.
Ekşimeyi önlemek için yazın ıslattıktan sonra buz dolabın soğutucu bölümünde,yada sebze bölümünde bekletmelidir.
Islatırken ön ıslatma yapıp,suyunu döküp,içme suyula ıslatmak,sürenin 24 saatten az olmaması dikkat etmek gerekir.
Düzenli ve dengeli tüketmek bu açıdanda önemli.Fermente Hakkı’nda daha detaylı bilgi edinmek isterseniz bu sayfayı tıklayınız. fermentemutfağım.com
Elinizin altında her zaman kefir,kefir suyu,turşu suyu olmayabilir,ev yapımı yoğurt bulundurmak sizin elinizde,evde yaptığımız yoğurt katkısız olduğu için fermente olmuş demektir,yoğurt sofralarımızın baş tacı,yoğurdun suyuylada işlemleri hazırlayabilirsiniz.
Evinizde taze lor peynir yapmak çok kolay,peynirin suyunu dolabınızın soğutucu bölümünde bir hafta muhafaza edebilirsiniz.
Peynirin suyla baklagilleri 24 saat ıslatıp dondurucuda saklayabilirsiniz.
Her an elinizin altında hazır olmuş olur,pişireceğiniz zaman çıkarıp pişirebilirsiniz.
Gıdaların türlerine çeşidine göre ıslatma süreleri farklı olabilir,aldığınız ürünün paketini dikkatlice okuyun, orada yazılan ıslatma süreleri göre ıslatın ürünü.
Önemli püf noktada fermente ettiğim baklağilleri haşlamadan direk pişiriyorum.
Takdir edersinizki ben uzman değilim,deneyimlerimi burada paylaşıyorum,en doğrusunu gıda uzmanları bilirler.
Ben sadece okuduklarımdan,tecrübelerimden yola çıkarak bu yazıyı hazırladım,umarım işinize yarar,merak ettiğiniz sorulara yanıt bulursunuz.
Sonuna kadar sabır gösterip okuduğunuz içinde ayrıca teşekkür ederim şimdiden.
Keyifli okumalar tüm sayfa dostlarıma,misafirlerime takipçilerime.