Rabbim bu günlerimizi aratmasın,nerde hasta varsa şifa versin.
Pek paylaşımda yapamıyorum zaten.
Adını körüğe benzettiğim için körük böreği koydum.
Çocukluğumda oturduğumu mahallenin sokağın başında demirciler vardı.
Demirciler ateşin alevini artırmak için pompa gibi manueel el aleti vardı,ortasında deriden yapılmış akordiyon şeklinde körükleri olurdu,şimdilerde yine varmı bilmiyorum,pişmemişken daha bombeliydi daha çok benziyordu körüğe,pişince biraz yayıldı, şeklini körüğe benzettim körük börek koydum.
Sizlerinde yapabilmesi için, sevdiğimiz güzellikleri paylaşırkan göz hakkını unutmamak gerekir.Göz hakkını helal ediniz lütfen
Bu nimetleri bize veren Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun.
Sevdiklerinizle beraber sağlıklı hayırlı huzurlu mutlu bir gün diliyorum, tüm sayfa dostlarıma ziyaretçilerime.
Sade yağ nasıl elde edilir?
Sade yağ neden gereklidir?
Eskiden annelerimizin,ninelerimizin saklama koşulları kısıtlı iken uyguladıkları eritme yöntemiyle yağın içindeki suyundan,süt,ayran parçacıklarından ayırma yöntemi aslında.
Yağın içindeki süt parçacıkları vucudumuzda damarları tıkıyan zararlı kısmı.
Dolayısıyla suyundan sütünden ayrılan yağ,daha uzun süre dayanıyor lezzeti iki katına çıkıyor.
Osmanlı mutfağında,günümüz mutfağındada tercih edilen yağın özelliği ısıya dayanıklı olması,uzun süre bozulmadan saklanabiliyor olması.
Halk ağzıyla sede yağ,saf yağ olarak ismi geçiyor.
Bir çok kimsenin bildiği uyguladığı gibi,suyundan,sütünden arındırılan yağın faydaları saymakla bitmez,sizler araştırın öğrenin faydalarını.
Biz geçelim tereyağından nasıl saf yağ elde ederiz.
Öncelikle derin tabanlı tencerenizi ocağa alın kızdırın,bakır,çelik olabilir,ben emaye kullandım.
Tereyağını içine atın,ocağın kahve pişirilen küçük gözüne alın,ocağı en kısık ayarına getirin,tahta kaşıkla birlikte karıştırarak eritin.
Sürekli karıştırın,burası önemli yağ yanmamalı,eriyince üzerinde süt parçacıkları köpükler (kef) oluşuyor,kevgirle oluşan köpükleri alın.
Karıştırmaya devam edin, yağın suyu uçana kadar kaynatın,ben 25 dakika kaynattım,kaynarken köpükleri(kef) pelte gibi katılaşacak sertleşince ağırlığından dibe çökecek,tortular çabuk yanacağı için yanmaması gerek sürekli karıştırmaya devam edin.
Ocağı kapatın temiz tülbentle süzün,yağı oda sıcaklığında soğumaya bırakın,soğuyunca kavonaza boşaltın.
İster dışarda tutun,isterseniz buz dolabının soğutucu bölümünde saklayın.
Saf yağınız hazır 3 ay oda sıcaklığında bozulmadan durabilir,uzun süre buzdolabının soğutucu bölümünde bozulmadan saklayabilirsiniz.
450 gram tereyağım vardı,350 ml gördüğünüz kavanoz kadar saf yağ elde ettim.
Yağı süzdükten sonra elde edeceğiniz görüntü sağ taraftaki parlak şeffaf olan yağ,sol taraftaki pelte gibi olan yağda,oda sıcaklığında donduktan sonraki aldığı görüntü.
Normal tereyağını kaşık kaşık yiyemessiniz,saflaştırılmış yağı kavonaza boşalttıktan sonra,tadına baktım o kadar lezzetliki kaşık kaşık yiyesim geldi.
Dibine çöken tortusunun tadına baktım,tuzlu kesilmiş peynirimsi süt tadında acımsı bir şey.
Saf yağ tereyağı gibi çabuk yanmaz,ısıya dayanıklıdır.
Bu kadarcık ister yemeklerde kullanın,isterseniz poğaça,kurabiye, keklerde kullanın.
Sizlerinde yapabilmesi için, sevdiğimiz güzellikleri paylaşırkan göz hakkını unutmamak gerekir.Göz hakkını helal ediniz lütfen
Bu nimetleri bize veren Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun.
Sevdiklerinizle beraber sağlıklı hayırlı huzurlu mutlu bayramlar diliyorum, tüm sayfa dostlarıma ziyaretçilerime.
Şerbetsiz fıstıklı ballı baklava tarifi.
Bu bayram hazırladığım şerbetsiz fıstıklı kuru baklavayı biz çok sevdik,yemesi keyifli çıtır çıtır ağızda dağılıyor.
Misafirlerime yanında çilek,kayısı meyvayle servis yaptım,olumlu övgüler alınca siteye tarifi yazdım,aslında blogdaki baklava tariflerinin aynısı, tek farkı şerbetsiz olması.
Servis ederken üzerine bal gedirilmesi.
Yazılarımı takip ediyorsanız baklavayı şerbetini dökmeden mutlaka ucundan ucundan yemeyi sevdiği yazmıştım.
Şerbetli tadınıda severim ama şerbetsizde yemek güzel oluyor çıtır çıtır ağızda dağılıyor.
Çokta satılıyormuş bal şerbetli baklava,sayfasına baktım şerbet olarak 900 gr bala bir kilo su ilavesiyle şerbet hazırlamış.
Üstelik bal şerbetli baklavanın patentinide almış,baklavanın üzerine servis ederken bal gezdirmek daha mantıklı.
Zaten şerbetsizde yenebilir, baklava hamuru öyle bir hamur.
Şerbet hazırlamak yerine,servis ederken üzerine bal gezdirdim.
İç harcına fıstık kullandım,fındık cevizde olur tercih size kalmış.
Hamur Malzemesi:
240 gr lık bardak ölçüsü
1 su bardağı sıvı yağ
1,5 su bardağı süt(su veya yoğurtta olur)
5,5 su bardağı çok amaçlı un
1 tane yumurta
1 paket kabartma tozu
1 yemek kaşığı sirke
1 çimdik tuz
300 gr hamuru açmak için nişasta
200 gr yeşil fıstık
üzerine dökmek için 300 gr tereyağı
tatlandırmak için bal
servis ederken yeşil fıstık
Tarif:
Unun dışında yoğurma kabıma bütün malzemeyi koyun karıştırın, yavaş yavaş unu ekleyerek ele yapışmayan, kulak memesi kıvamında, hamur haline getirin.
Hamuru 10 dakika dinlendirin, dinlenen hamurudan cevizden biraz büyük, 30 eşit beze yapın, bezeleri her birini, 10 tane olarak önce tatlı tabağı büyüklüğünde açın, aralarına nişasta sepin, sonra oklavayla tepsi büyüklüğüne göre, büyüterek açın, kenarlardan taşarsa endişe etmeyin tepsinize göre kesin, kesilen parçaları ortasına düzgün şekilde serin.
Yayılan hamurun üstüne, 2 yemek kaşığı tereyağı gezdirin,fıstık serpiştirin, hamurlar bitene kadar aynı işlemleri 10 tane olarak hazırlayın, aralarına fıstık, ve biraz yağ gezdirin.
Geri kalan son 10 tane hamurumu aynı şekilde hazırlayın, düzgün şekilde tepsiye yayın, yufkaları serdikden sonra,yağ dökmeden dilimleyip kesim işlemini yapın.
Üzerine tereyağını eritin köpüklenen kısmını kaşıkla alın, baklavanın her tarafına tereyağını eşit şekilde üzerine gezdirin.
Önceden ısıtılmış fırında 190° C fırında altı üstü kızarana
Servis paparken üzerine 1 tatlı kaşığı bal gezdirin,fıstıkla süsleyin servis yapın.