Kış hazırlığı 7-Doğal Meyve Suyu

Merhabalar meyvelerin bol ve ucuz olduğu zamandayız kışın açmak üzere hazırladığım meyve sularını tüketmek her halde daha mantıklı ve de sağlıklı, içinde katkı maddeside yok üstelik, yapımıda çok kolay.Önemli olan nokta kavanozladığımız meyve sularının kapaklarını  sıkıca  kapatmak.

Tüketme zamanı geldiğinde tek yapmamız gereken biraz sulandırıp isterseniz içine buz da atabilirsiniz, servis yapmak.Bu saklama yöntemini denizliye dünürümü ziyarete gittiğimde ,arkadaşına ziyarete gittik kendisi bahçasinden topladığı kayısıları  aşşağıda yazdığım gibi hazırladığını söyledi.Kilerinden çıkardığı kayısıları sulandırıp bize ikram etti.Meyve suyunu içince sanki yeni  hazırlanmış, kokusu dahi değişmemişti mis gibi kayısı kokuyordu.Ö gün ben de torunuma böyle doğal meyve suları hazırlama kararı aldım kararımın uygulamak için tam zamanı.Kayısı hariç diğerlerini  taneli olarakta hazırladım tanelerini kışın turtada veya kurabiyede kullanırım umuduyla doğrayıp öyle kaynattım.Ama rendelenipte hazırlana bilir hem meyve suyu olarak hem de kopposto olarakta içilebilir.Her türlü meyva ile de hazırlanabilir,kayısı, şefteli ve erikten hazırladım.Bir dahaki sefere aynı yöntemle şekersiz olarak deneyeceğim güzel sonuç alırsam deneyimlerimi paylaşırım inşallah.Değerli okuyucular konserve meyve suyunu hazırlarken a şagıda yorumda belirtiğim konserve ve  turşu yazısını mutlaka okuyun,istenilen şekilde hazırlayın.Bize yorum yazan Selcan hanımın önerisi üzerine araştırdım bu yazıyı buldum ,sağlık ve sağlıklı tüketim  herşeyden önemli.

Kayısı meyva suyunun malzemesi:

  • 1 kilo kayısı
  • 750 gr toz şeker(yaklasık 240 lık bardakla 3 su bardağı)
  • yarımşar kiloluk 2 tane kavanoz( 1 kiloluk da kullansbilirsiniz)

Tarif:

  • Kayısıların çekirdeğini çıkarıp ikiye bölelim,akşamdan şekere yatırıp, ertesi günü ocağın altını yakıp şeker eriyene kadar bir taşım kaynatalım ocağımızın altını kapatap çırpıcıyla püre haline getirelim.
  • Tekrar ocağımızın altını yakalım kaynamaya başlayınca ocağımızı kısıp ,kavanozumuzu kaynar kaynar dolduralım,kavanozumuzun ağzını iyice kurulayıp kapağını kapatalım,iyice sıkalım ben sıkma işlemini yıllar önce konserve için temin ettiğim aletle sıkıyorum kapağım sorun çıkarmadan kapanıyor,kavanozu baş aşşağa getirip soğumaya bırakıyorum.Eğer kapak tutmuyorsa sıkarken zaten atıyor, kapağımı yeniden başka kapakla yenileyip tekrar iyice sıkıyorum, aletle sıktığım için genelde tutuyor tutmadığı çok nadir oldu.

Erik meyve suyunun malzemesi:

  • 1 kilo erik
  • 750 gr toz şeker
  • 1 kiloluk kavanoz

Tarif:

  • Erikleri ikiye kesip , şekerini ilave ettim 3,4 saat suyunu salmasını bekledim.
  • Ocağın altını yakıp şeker eriyene kadar bir taşım kaynattım,kaynayınca ocağı kısıp kavanozuma doldurdum.
  • Kavanozun ağzını kuru bezle silip,bu arada kapakta iyice kurulanmalı kuru olunca daha sıkı kapanıyor, kavanozun kapagını kapatıp iyice sıktım.
  • Kavanozu baş aşşağı getirerek soğumaya bıraktım, soğuyunca  dolaba kaldırdım.

Şefteli meyve suyunun malzemesi:

1 kilo şefteli

750 gr toz şeker

1 kiloluk kavanoz

Tarif:

  • Şeftelinin kabuklarını soydum dilim şeklinde doğradım, üzerine toz şekeri döküp bir kaç saat beklettim,akşamdan hazırlarsak daha güzel suyunu salıyor.
  • Ocağın altını yakıp  şeker eriyip kabarana kadar bir taşım kaynattım, ocağın altını kısıp kavanozuma kepçe yardımıyla boşalttım, kavanozun ağzını ıslak bezle önce silip , kuru bezle iyice  kurulayıp  kapağını kapattım,kavanozu çok sıkı kapatmalıyız hava almasın önlemek için.
  • Kavanozu ters çevirip soğumaya bıraktım, bu aşamada kavanozumuz hava alıyorsa sızacaktır.O zaman kapağını yenileyip tekrar  iyice sıkalım, genelde sıcağında kapattığımız için tutuyor.
  • Soğuyunca mukfakda güneş almayan kiler dolabına kaldıralım ,kullanacağımız zaman kapağını açtıktan sonra buz dolabında muhafaza edelim,bir iki gün içinde tüketelim.Afiyet olsun.

Not: Kavanozunuzu alırken kapaklarını fazla fazla alın yedekte elinizin altında bulunsun,kapaklarınızı değiştirmek icabederse malzemeniz soğumadan değiştirme imkanınız olsun.Sıcak olarak baş aşşağıya tutması garentileniyor  eğer sızma gibi durum olursa ortaya çıkıyor.Meyve suyunu tekrar ocakta sıcak tutup kapağımızı yenilememiz gerekiyor.

Bu yazılarıda okumak isterseniz tıklayınız.

Ev yapımı limonata .

Ev yapımı doğal vişne suyu .

Erik kompostosu .

“Kış hazırlığı 7-Doğal Meyve Suyu” üzerine 15 düşünce

  1. Teşekkür ederim memedim kışın beklerim soğuk soğuk içmeye meyve sularını.

  2. merhabalar harika şeyler yapıyorsun bacım ellerine sağlık herkese çok selam

  3. mis gibi sağlıklı içecekler… Ev yapımı tertemiz. Hemen denemek isterim. Daha az şekerle yapsak bir sorun olmaz herhalde:))
    Ellerinize sağlık…

  4. Merhaba aslı hanım benim arkadaşta içtiğimde şekerliydi,az şekerli de olur sanırım önemli olan sıcak olarak kavanozlanması.Ben de ilk defa hazırladım siz de az şekerli hazırlayın sonucunuzu paylaşırsınız.Kolay gelsin sevgiler.

  5. merhaba, ben de aynı usülle hazırlıyorum meyve sularımı, ancak açtıktan sonra tekrar kaynatıp öyle kullanıyorum. çünkü doktorların söylediğine göre içerisinde bir bakteri üreyip çok tehlikeli olabiliyormuş. olmayadabilir tabi ama riske atmamak için her kavanozu tekrar kaynatıp öyle kullanıyorum. bilginize…
    Sevgiler,
    selcen

  6. Teşekkür ederim Selcen uyarın için dikkate alacagım.Bu zamana kadar hazırladıklarımdan bir sorun çıkmadı,duymadımda bu konuyla ilgili,açtıktan sonra dolapta saklanıyor zaten kavanoz. Ama dediğin gibi sonuçta içini tahlil etmiyoruz,benim bildiğim saklama koşularının uygun olmamasından kaynaklana bakteri üremesi,örneğin kavanozu soğuduktan sonra direk kapala ışık almayan dolaplarda saklanmalı,güneş ışığınna maruz kalmamalı ve de açıkta saklanmamalı taki kavanoz tüketileceği zamana kadar.,aksi taktirda güneşışığına maruz kalırsa,hem vitamin açısından hemde bakteri üretebilir olarak biliyorum,umarım okuyucularda yorumu okur ona göre hazırlar.Bu konuyu yine de araştıracağım her hangi bir yazıyla karşılaşırsam paylaşacağım.Sevgiler,hayırlı ramazanlar.

    Konserve meyve suyu hazırlarken bu yazıyı mutlaka okuyun,okuyucuların dikkatine.Bize yorum gönderen Selcan hanımın önerisi üzerine internetten araştırdım bu konuyla ilgili yazıyı buldum

    Konserve, Turşu ve Sağlık

    Sağlıklı bir hayat sürdürmek için yeterli ve dengeli beslenmek gereklidir. Yeterli ve dengeli beslenmenin ön koşullarından biri tüketilen besinlerde dört ana besin grubu göz önüne alınarak çeşitliliği sağlamaktır. Özellikle kış aylarında, besinlerde çeşitliliği sağlamak, lezzet ve görünüm bakımından tüketilebilirliği artırmak, besinlerin hazırlanmasında ve pişirilmesinde zaman tasarrufu ve ekonomi sağlamak amacıyla konserve besinlerin tüketimi artmaktadır. Sebze ve meyvelerin bol olduğu yaz mevsimi sonrasındaki şu günlerde, kışın tüketmek amacıyla sebze ve meyve konserveleri, turşu gibi besinler hazırlanmaktadır. Ancak bu besinler satın almadan tüketime kadar geçen aşamalarda sağlıklı hazırlama ve pişirme yöntemlerinin uygulanamaması ve hijyenik koşulların yeterince sağlanamaması nedeniyle sağlığa zararlı hale gelebilmekte ve sağlığımız için gizli bir tehlike oluşturabilmektedir.

    Yapılan bilimsel araştırmalara göre doğada, toprakta ve kıyılara yakın sularda bulunan ve konserve yapılacak taze besinlere bulaşabilen “Clostridium botulinum” adlı bakterinin toksini (zehiri) ile oluşan, çok şiddetli seyreden gıda zehirlenmelerinin %90’ının özellikle uygun sürede ve sıcaklıkta pişirilmeden kapatılan, evde hazırlanmış konservelerin ve pişirilmeden tüketilen konservelerin tüketilmesinden kaynaklandığı, ayrıca zehirlenmelerin yaklaşık %52’sini toksin içeren sebze konservelerinin sebep olduğu bilinmektedir.

    Clostridium botulinum’un toksinlerinin besinler ile vücuda alınmasından sonra ortaya çıkan hastalığa botulizm denilmektedir. Toksin dünyada bilinen en güçlü zehirlerden olup ölümle sonuçlanabilecek rahatsızlıklara yol açabilir. Toksinli besinin tüketilmesinden yaklaşık 12-36 saat sonra kusma ve bağırsak rahatsızlıkları ile zehirlenme kendini gösterir. Alınan toksinin tipine, miktarına, kişinin direncine ve besine bağlı olarak bu süre değişebilir. Karın bölgesinde hissedilen yanma ve ağrı bu hastalığın apandisit ve bağırsak düğümlenmesi gibi rahatsızlıklarla karıştırılmasına neden olur. Bağırsak rahatsızlığından sonra halsizlik, yorgunluk, dermansızlık baş gösterir. Ağızda ve boğazda kuruma ve kızarma olur, ayrıca ağrı da hissedildiğinden bu belirtiler bazen yanlışlıkla farenjit belirtileriyle karıştırılabilir. Daha sonra hasta gittikçe ağırlaşır. Bu belirtiler görüldüğü anda hasta en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Zehirlenme olayı görüldüğünde yapılacak ilk iş, şüpheli besinde toksinin varlığını araştırmak ve zehirlenen kişiyi hastaneye ulaştırmaktır.

    Botulizm zehirlenmesine diğer ülkelere kıyasla ülkemizde çok az rastlanmaktadır. Bunun nedeni ev konserveciliğinin çok yaygın olmaması ve kutudan çıkan sebzelerin tekrar pişirilerek tüketilmesidir. Isıya duyarlı toksinler pişirme sırasında tahrip olduğundan zehirlenme önlenmektedir.

    Ülkemizde ev koşullarında yapılan konservelerde Clostridium botulinum riskinin yok edilebilmesi için besinlerin türlerine göre belirli sürede uygun ısıl işleme tabi tutulması gerekmektedir. Botulizm toksini 80°C’de 10-30 dakika, 100°C’de 10 dakika kaynatmakla etkisiz hale getirilir. Ancak geliştirdikleri ısıya dayanıklı sporlar ancak 116°C’de tahrip olduğundan uygun olmayan koşullarda saklanan besinlerde yeniden üreme gerçekleşebilir. Bu nedenle evde yapılan konservelerin mutlaka basınçlı tencerelerde hazırlanması gerekmektedir.

    Sofralarımıza çeşitlilik katarken sağlığımızı da koruyabilmek için konserve ve turşu gibi salamura besinlerin hazırlanması, saklanması ve tüketilmesinde dikkat edilmesi gereken hususlar aşağıda belirtilmiştir.

    1. Asitliği düşük fasulye, bezelye gibi besinlerin konservesi hazırlanırken mutlaka basınçlı tencere kullanılmalıdır.
    2. Konserve yapımında ısıya dayanıklı cam kaplar kullanılmalıdır. Turşu yapımında plastik kap kullanılacak ise Tarım ve Köyişleri Bakanlığından izinli kaplar tercih edilmeli ve turşu yapımında bu kaplar tekrar tekrar değil bir kez kullanılmalıdır.
    3. Kullanılmadan önce mutlaka cam kavanozlar ve kapakları 15-20 dakika kaynatılarak sterilize edilmelidir. Ayrıca, kavanoz kapaklarının paslı olmamasına özen gösterilmeli, kapaklar her konserve yapımında yenilenmelidir.
    4. Fasulye, bezelye gibi asitliği düşük olan besinlerin konserveleri hazırlanırken asitliği artırmak amacıyla limon suyu, limon tuzu veya sirke kullanılmalıdır.
    5. Güvenli konserve yapımında uygulanacak ısıl işlemin derecesi ve uygulama süresi önemlidir. Isıtma süresi besinin asit miktarına bağlıdır. Meyveler ve domates gibi asidi yüksek besinler ortalama 20 dk. kaynatılmalıdır. Sebzeler, et, süt gibi asidi düşük besinlerin kaynama sıcaklığında sterilize edilmesi mümkün değildir ve bu nedenle 116°C de basınç altında 20-25 dk tutulmalıdır.
    6. Evde yapılan konserve besinler tüketilmeden önce mutlaka kontrol edilmelidir. Kavanoz kapağının şişmemesi (bombeleşmemesi), kenar kısımlardan sızıntı yapmaması, kapak açılırken suyun fışkırmaması ve kendine has koku ve renkte olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca tüketmeden önce 10 dakika kadar kaynatılması önemlidir.
    7. Hazır konserve satın alırken; etiketinde üretim ve son kullanma tarihine, Tarım ve Köyişleri Bakanlığından üretim izni olmasına, kutuda kabarıklık, bombelik olmamasına; kutunun küflenmiş, paslanmış ve ezik olmamasına dikkat edilmelidir. Bombeleşme konservede bakteri ürediğinin bir göstergesidir.
    8. Turşu yapımında ve sonrasında salamuranın yüzeyinde zar oluşmaması için hava ile temasını en az düzeyde tutan temiz kaplar kullanılmalı ve yiyecekler hazırlanırken çok iyi ayıklanmalı ve yıkanmalıdır.
    9. Turşunun oluşumu beklenirken, güneş görmeyen serin bir yerde muhafaza edilmelidir. Ayrıca salamuranın seviyesi sebzeleri örtecek miktarda olmalı ve tüketilene kadar bu şekilde saklanmalıdır.
    10. Ancak günlük tuz tüketiminin 5g’ın altında olması önerildiğinden tuz tüketiminin azaltılması için tuz içeriği yüksek turşu tüketiminden uzak durulmalı ya da çok az ve seyrek tüketilmelidir.
    11. Özellikle hipertansiyonu, kronik böbrek yetmezliği olanlar ve kalp damar hastalarının ve ödemi bulunan kişilerin, bebek ve çocukların tuz içeriği yüksek turşu ve diğer salamura besinleri tüketmekten kaçınmaları sağlık açısından önemlidir.

  7. Fatma Hanım,
    Ablam doktor olduğu için ondan çok sık duyuyorum bu uyarıları, hatta bir hastadan bahsetmişti taze fasulye konservesinin sadece tadına bakmış ve kadıncağız gerisini hatırlamıyor gözünü hastanede açmış.. yani benim konservelerimde de bugüne kadar hiç sorun çıkmadı ama yine de çok dikkatli olmak lazım.
    sitenizi çok beğendim bu arada, yemeklerle aram çok iyi olamıyor malesef çünkü çalışıyorum ve mutfakta sadec ekarnımızı doyurmaya yönelik çok hızlı hazırlıklar yapıyoruz akşamları… dolayısıyla da pratik yemek tarifleri çok ilgimi çekiyor. mesela dolaptan çıakrılıp haşlanan mantılara bayılıyorum ama mantı da hergün yenmiyor ki:)

  8. Çalışan hanımlara yönelik kolay hazırlana bilen yemekler başlığında site olsa ne güzel olur değilmi,belkide birisi bu işe el atmıştır ben bir araştırayım.Alah yardımcınız olsun işlerinizde,sevgiler.

  9. Bu yaptiginiz erik sularini kavonaza koydgmzda illa buZdolabida saklamak mi gerekir yoksa kilerdede saklayabiliyomuyuz bu konuda bilgilendirirseniz sevinirim

  10. Merhaba Sema dolaptan kastım kiler dolabıydı,kavanozu açana kadar güneş almayan kiler dolabında saklanacak,kapağı açtıktan sonra buz dolabında muhafaza edilip bir iki gün içinde tüketmek gerekiyor.yukarda dolabın ne tür olduğunu belitmemişim uyardığın için teşekkür ederim,hemen ekleyeceğim.Hayırlı ramazanlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir